Fethiye Antalya Bisiklet Turu 2.Gün Fethiye-Kalkan

Sabah saat 6 civarında uyandık. Hemen çalış pilajından denize girdim ve biraz yüzdüm daha sonra duş alıp kahvaltıya başladık. Kahvaltıyı bitirdikten sonra Çetin bey ve karısı ile vedalaşarak yola koyulduk.

Bu günkü planımız Saklıkent üzerinden Kalkan’a ulaşıp orada kamp kurmaktı. Fethiyeden çıkışımız biraz sancılı oldu anayol yerine daha kestirme olduğunu düşündüğümüz! tali yolu kullandık. Zaman geçtikçe hava ısnıdı ve 9.00 civarlarında ihtibaren ağustos sıcağını hisstemeye başladık. Daha sonra ana yola çıkarak biraz hızlandık bu arada bir safari (!) grubu ile karşılaştık. Jipler içerisinde bizimle nerdeyse aynı hızda seyreden 10 araçlık bir konvoyla beraber bir süre sürdük. Safariciler ellerindeki su tabancası ile bizi biraz serinletti -hoşumuza gitmedi değil- Daha sonra ana yoldan ayrılarak saklıkent yönüne doğru hafiften yokuş çıkarak ilerledik. Saklıkente ulaştığımızda hava sıcaklığı 38-40 derece civarındaydı -Asfaltın etkisiyle 50 yi buluyor- Saklıkentte bisikletlerimizi otoparka bıraktık taytlarımızı çıkartıp şortlarımızı giydik ve kanyona giriş için hazırlandık. Bu turda geçen seneki turdan çıkarttığımız ders gereği saat 12:00 -15:00 aralığında bisiklet sürmeme kararı aldık. Kanyon gayet serin sularıyla bizi karşıladı. Bu arada kanyona girecekler için su ayakkabıları gayet yararlı olabiliyor zira Emrenin denize girmek için migrostan aldığı lastik ayakkabılar işine yeradı. Rıdvan ve ben çoğu yerde terliklerimizi çıkararak ilerledik. Kanyonun girişinde gayet güçlü bir akıntılı bir nehir mevcut daha sonra nehir yatağında ilerleniyor vadi darlaştığında ise su seviyesi yükseliyor. Su seviyesinin omuz seviyesinin üzerine çıktığı bir noktada yanımızdaki elektronik eşyalar sorun oluşturmaya başladı tüm eşyaları bir drybag e koyarak geçtik. Kanyonun teknik olmayan kısmı bir şelale ile sonlanıyor bu noktadan sonra ilerlemek güç şelalede fotoğraf çektirerek geri dönüşe başladık. Saat 12-15 aralığını gayet serin geçirdik hatta biraz üşüdük diyebilirim :D. Kanyonun girişindeki nehir üzerindeki dinlenme alanında biraz dinlendik ve abucuburlarımızı tükettik.
Saklıkent kanyonundan çıkınca bir miktar yokuş indik ve bir köye girerek A101 (Palamut köyü) den atıştırmalık alarak koruluk bir alanda piktik tarzı beslendik 😀
Daha sonra karşımıza santos antik kenti (3km) tabelası çıktı kısa bir durum değerlendirmesi sonucu hızlıca antik kenti gezme kararı aldık. Xantos içerisinde antik tiyatronunda bulunduğu bir likya şehri biz geldiğimizde mesai bittiği için kimse bize müzekart, blet vb sormadı. 1-2 saat oyalandıktan sonra tekrar yola devam ettik. Kınık’a geldiğimizde üstten devasa seralar bizi karşıladı. Seraları arasından geçerken hava yavaştan kararmaya başlamıştı. Kalkan ile aramızda sırt şeklinde bir set kalmıştı yaklaşık 300m tırmanış tırmanırken hava karardı ve ışıklandırmamızı taktık. Tırmanışın sonuunda kalkanı tepeden gören bir noktadan kalkana baktık ve kamp yeri arayışı için google maps a baktık. Planımıza göre kalkanın girişindeki petrol ofisinde kamp için konuşacak yer soracaktık. Tatlı bir inişle petrol ofisine ulaştık.
Petrol ofisi beklediğimizden küçük ve yoğun çıktı çalışanlara sorduğumuzda ise bize sahilde kamp atabileceğimizi söylediler ve sahile yönlendirdiler. Kalkan yükseltisi bol olan bir tatil beldesi ve içinde araç trafiği belirli saatlerde yasak. Fakat bisiklet surmemize laf eden olmadı. Sahile parelel uzanan bir parkta bir bisikletli guruba daha rastladık. Antalyadan yolaçıkan bu grup bizim rotamızı tersten yaparak İzmire doğru gidiyorlardı. Birbirimize kamp yeri önerdik ve kampa çadır kurduk.
Park çadır kurma açısından çok elverişli yanından koşu yolu geçiyor bölge halkı sabha kahvaltı yaparken bizi oldukça iyi karşıladı.
Kamp alanı Kalkan Sahil yanı park
Toplam Sürüş =90km

(Devamı Yakında)

Leave a Reply